sepi

sentez

Fr synthèse, synthet- bir araya getirme, bağdaştırma EYun sýnthesis σύνθεσις zbirleştirme, bir araya koyma EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak +sis

senyör

Fr seigneur bey, efendi, hazret << Lat senior [kıy.] daha yaşlı, çok yaşlı Lat senex, sen- yaşlı, pir +ior

separe

Fr séparée [pp. fem.] restoranda ayrı oturma yeri Lat separata [pp.] ayrılmış yer veya şey Lat separare ayırmak +()t° Lat se+ parare oluşturmak, yaratmak, yapmak

sepele|mek

TTü sep- serpmek +AlA-

sepet

Fa sabad/sapad سبد/سپد zhasır kova << OFa *sapad a.a.

sepi

TTü: "deri tabaklama" [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
al-dibāġat [Ar.]: Deri ve gön sepilemek, χāmın gidermek.

TTü sep- serpmek +I(g)

 serp-

Benzer sözcükler: sepici, sepicilik, sepileme


09.06.2015
sepken

TTü sep- serpmek, saçmak +(g)An

septet

Fr septette yedi enstrüman için müzik eseri Fr sept [küç.] yedi +et° Lat septem a.a. HAvr *septḿ̥ a.a.

septik1

Fr septique çürümeye ve kokuşmaya ilişkin EYun sēptikós σηπτικός zçürümüş, kokuşmuş EYun sḗpomai σήπομαι zçürümek, kokuşmak +ik°

septik2

Fr scéptique kuşkucu EYun skeptikós σκεπτικός zgerçeğin bilinemeyeceğini savunan filozof Pyrrho'nun öğretisini izleyen kimse EYun sképthomai σκέπθομαι zgözlemlemek, alıcı gözle bakmak +ik° << HAvr *sḱep-/*speḱ- gözlemek

septisemi

Fr septicémie kan zehirlenmesi § EYun sēptikós σηπτικός zkokuşmuş, çürümüş EYun ʰaíma ἁῖμα zkan