serpantin

serlevha

§ Fa sar سر zbaş Ar lawḥa(t) لوحة ztablo, yazı tahtası

sermaye

Fa sarmāye سرمايه zbir borcun ana parası § Fa sar سر zbaş Fa māye مايه zpara

sermest

§ Fa sar سر zbaş Fa mast مست zsarhoş, mutlu

serotonin

İng serotonin damar daraltıcı ve sinir sinyallerini güçlendirici etkiye sahip bir organik madde (İlk kullanım: 1948 Maurice Rapport, Arda Greene & Irvine Page, Amer. tabipler.) § İng serum kan sıvısı İng tonic güçlendirici, gerici

serp|mek

≈ ETü sep- saçmak, püskürtmek

serpantin

"kâğıt kurdele, konfetti" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
Belçika bayrakları renginde serpantin atarak 'yaşasın İtalya' diye bağırmıştır. "... yılankavi boru" [ Cumhuriyet - gazete, 1939]
serpantin boruları için amyantlı bakır rondelâ "... bir tür kayaç" [ Cumhuriyet - gazete, 1988]
Minerolojide serpantin olarak geçen bir taş bu

Fr sérpentine yılan gibi OLat serpentinus Lat serpens yılan +in° Lat serpere sürünmek +ent° << HAvr *kri-n-h₁- (*kri-n-) sürünmek

 herpes


26.09.2017
serpuş

Fa sarpōş سرپوش zbaş örtüsü, başlık § Fa sar سر zbaş Fa pōş پوش zörtü, giysi

sersem

Fa sarsām سرسام zbeyin iltihabı veya beyin tümörü, delirium § Fa sar سر zbaş Fa sām سام zateş, ateşli hastalık

serseri

Fa sarsarī سرسر/سرسرى zbaşıboş (sıfat), başı boşluk (ad) Fa sar سر zbaş

sert

Fa/OFa sard سرد zsoğuk, katı ≈ Ave sarəta- soğuk

sertifika

Fr certificat tasdikname OLat certificare onaylamak, onaylatmak +()t° § Lat certus [pp.] kesin, tasdikli, onanmış (Lat cernere ayırmak, elemek, seçmek +()t° << HAvr *kri-no- HAvr *krei̯- elemek, yargılamak ) Lat facere, fact- yapmak