set1

serviyet

Fr serviette peçete

seryum

YLat cerium bir element (İlk kullanım: 1801 Hisinger & Berzelius, İsv. kimyacı.) öz Ceres mitolojide bir tanrıça, 1801'de keşfedilen bir planet +ium

serzeniş

Fa sar-zaniş سرزنش zbaşa kakma, kınama § Fa sar سر zbaş Fa zadan, zan- زدن, زن zvurmak, çarpmak, çalmak, kakmak +iş

ses

onom

sesteş

TTü ses +dAş

set1

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
yedi deŋiz ol düzetdi sedd ile [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
set ست: Önü duvar yapılmış düz satıh. Set set bahçe (...) Öne set çekmek: mani olmak.

Ar sadd سدّ z [#sdd faˁl msd.] 1. engelleme, 2. engel, bariyer, önlem Ar sadda سدّ zengel oldu

Benzer sözcükler: Çin seddi, Seddülbahir, set çekmek


21.04.2015
set2

İng set (ad) yer, konum, kurgu İng set (fiil) koymak, dizmek, oturtmak << Ger *satjan oturtmak Ger *setjan oturmak << HAvr *sod-éi̯e- a.a.

set3

İng set takım, küme, grup EFr sette hizip << Lat secta a.a.

setoloji

İng cetology balina ve yunus bilimi Lat cētus balina EYun kêtos κῆτος zdeniz canavarı, a.a.

setr

Ar satr سَتْر z [#str faˁl msd.] örtme Ar satara سَتَرَ zörttü

setre

Ar satr ستر z [#str faˁl msd.] örtme, giyinme