sincap

sin2

<< ETü sın/sin 1. kesim, boy, 2. kabir, mezar <? ETü sı- kesmek, kısaltmak +In

sinagog

Fr synagogue Musevi dinine ait toplantı yeri, havra EYun synagōgós συναγωγός ztoplantı, bir araya gelme EYun syn+ agōgós αγωγός zsürme, sevketme EYun ágō άγω zsürmek, sevketmek

sinameki

Ar sanā makkī سنا مكّى zMekke sinası, şifalı bir bitki, cassia senna § Ar sanā سَنَا z1. ışık, kıvılcım, 2. sinameki Ar makkī مَكِّى z [nsb.] Mekke kentine ait

sinaps

Fr/İng synapse sinir hücrelerinin eklem yeri EYun sýnapsis σύναψις zbirbirine dokunma EYun syn+ ʰáptō ἅπτω zilişmek, dokunmak, değmek +sis

sinarit

Yun sinagrída συναγρίδα zbir tür balık, dentex dentex << EYun synagrís συναγρίς za.a.

sincap

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ḳāḳum u sincāb u ḳunduz u semmūr

Fa sincāb سنجاب zsincap


27.04.2015
sindir|mek

<< ETü siŋür- hazmetmek ETü siŋ- içine girmek, hazmedilmek +(g)Ur-

sine

Fa sīne سينه zgöğüs, kucak << OFa sēnag a.a.

sinefil

Fr cinéphile sinemasever

sinek

<< ETü siŋek kara veya sivri sinek onom siŋ çınlama veya vınlama sesi +Ak

sinema

Fr cinéma [abb.] Fr cinématographe hareketli görüntü kaydeden cihaz (İlk kullanım: 1895 Louis Lumière, Fr. mucit.) § EYun kínema κίνεμα zhareket (EYun kinéō κινέω zhareket etmek, devinmek +ma(t) ) EYun grapheús γραφεύς zyazar, yazan