somut

sommelier

Fr sommelier 1. konaklarda alışveriş ve sofra işlerinden sorumlu hizmetkâr [esk.], 2. şarap garsonu << EFr sommerier yük hayvanlarına bakan kişi, beygirci Fr sommier yük hayvanı, beygir +ari°

somon

Fr saumon tatlı ve tuzlu suda yaşayan bir balık, alabalık, salmo salar << Lat salmo a.a.

somun1

~? Yun psomín ψωμίν zekmek, çörek (İlk kullanım: Räsänen V 427, Eren 374.) << EYun psōmós ψωμός zlokma

somun2

Fr saumon 1. alabalık, 2. kaba metal döküm parçası

somurt|mak

≈ ETü sorıt- yüzünü asmak, buruşturmak ETü sōr- emmek

somut

YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
somut = Müşahhas = Concret

TTü som yekpare, katıksız +Ut

 som

Not: Sıfata eklenen +It eki Türkçede mevcut değildir. Soyut sözcüğünden keyfi analojiyle türetilmiş olmalıdır.


05.10.2017
somye

Fr sommier yatak taşıyıcısı, somye << OLat sagmarius yük hayvanı, beygir EYun ságma σάγμα zyük hayvanlarına mahsus semer +ari°

son

<< ETü soŋ bitim, nihayet, ayak topuğu (ad), sonra (edat)

sonar

İng sonar ses dalgalarıyla mesafe ölçen cihaz Lat sonus ses

sonat

Fr sonate klasik Batı müziğinde bir form İt sonata 1. seslendirme, dinleti [esk.], 2. a.a. İt/Lat sonare seslendirmek +()t°

sonda

Fr sonde 1. deniz derinliğini ölçme aleti, iskandil, 2. cerrahide sonda (Nor sundgyrd/sundline deniz derinliği ölçme aygıtı ) Nor sund deniz, derinlik