stadyum

spot

İng spot nokta, benek << Ger

sprey

İng spray 1. zerreleştirilmiş sıvı, 2. zerreleştirilmiş sıvı püskürtme, bu işi yapan aygıt İng to spray püskürtmek, zerreleştirerek saçmak << Ger *sprēwjan << HAvr *sper-4 saçmak

sprint

İng sprint seğirtme, kısa mesafe koşma, kısa mesafe koşusu Nor sprinta

stabil

Fr stable istikrarlı, sabit, kararlı Lat stābilis sabit, durağan, istikrarlı Lat stāre durmak +()bilis

stabilize

Fr stabilisé [pp.] sabitlenmiş, oynaklığı giderilmiş Fr stabiliser [den.] sabitlemek, durağanlaştırmak Lat stabilis sabit, durağan +ise-

stadyum

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
futbol: (...) Bu oyunların oynandığı meydana stadyum derler.

Fr stade İng stadium spor sahası Lat stadium özellikle koşu sahası EYun stádion στάδιον z1. yaklaşık 200 metrelik uzunluk birimi, 2. bu uzunlukta yarış pisti

Not: Türkçede Fransızcadan alınan stad biçimi cari iken, 20. yy başlarından itibaren "futbol sahası" için İngilizce kaynaklı stadyum tercih edilmiştir. • Yunanca sözcüğün etimolojisi muğlaktır. Chant sf. 1041.

Benzer sözcükler: stat


23.12.2014
stafilokok

Fr staphylocoque salkım şeklinde toplanan bakteri türü § EYun staphylḗ σταφυλή züzüm EYun kókkos κόκκος ztane, meyve çekirdeği

staj

Fr stage çıraklık, meslekte deneme süresi << EFr estage 1. durak, menzil, etap, 2. manastırda çile süresi << OLat *staticum durak, menzil Lat stāre, stat- durmak +ic°

stalagmit

Fr stalagmite dikit YLat stalagmitae a.a. (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalágma σταλάμα zdamlama, damlanan +ite

stalaktit

Fr stalactite sarkıt YLat stalactitae a.a. +ite (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalaktós σταλακτός z [pp.] damlayan +t° EYun stalássō σταλάσσω, σταλαγ- zdamlamak, damlatmak

stalk

İng stalk sessiz ve gizli yürümek, avı izlemek << Ger *stalkojan [freq.] Ger *stel- gizlice yapmak, uğrulamak