stalk yaparken mutlu olabileceğim güzel insanlar

stafilokok

Fr staphylocoque salkım şeklinde toplanan bakteri türü § EYun staphylḗ σταφυλή züzüm EYun kókkos κόκκος ztane, meyve çekirdeği

staj

Fr stage çıraklık, meslekte deneme süresi << EFr estage 1. durak, menzil, etap, 2. manastırda çile süresi << OLat *staticum durak, menzil Lat stāre, stat- durmak +ic°

stalagmit

Fr stalagmite dikit YLat stalagmitae a.a. (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalágma σταλάμα zdamlama, damlanan +ite

stalaktit

Fr stalactite sarkıt YLat stalactitae a.a. +ite (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalaktós σταλακτός z [pp.] damlayan +t° EYun stalássō σταλάσσω, σταλαγ- zdamlamak, damlatmak

stalk

İng stalk sessiz ve gizli yürümek, avı izlemek << Ger *stalkojan [freq.] Ger *stel- gizlice yapmak, uğrulamak

stand

İng stand durmak (fiil), duruş, pozisyon, pazarda bir satıcıya ayrılmış yer (ad) << Ger *standan durmak << HAvr *sth₂-n̥-dʰ- (*sta-n̥-dʰ-) HAvr *steh₂- (*stā-) a.a.

stand-by

İng stand by yanında durma, yardım etme, destek olma § İng stand durma İng by yanında, yakınında (edat) (<< Ger *bi a.a. << HAvr *h₁epi (*epi-) a.a. )

standart

İng standard 1. bayrak, flama, 2. norm olarak kullanılan ölçü, kıyas birimi EFr estendard bayrak, flama [mod. étendard] OLat *extendarium Lat extendere, extens- açmak, yaymak, sermek Lat e(x)+ tendere, tens- germek

star

İng star 1. yıldız, 2. (mec.) ünlü sahne sanatçısı << Ger *sterron/*stern- yıldız << HAvr *h₂stḗr (*astḗr) a.a.

start

İng start başlamak (fiil), başlama, başlangıç (ad) << Ger *stertan ani ve sert hareket yapmak, seğirtmek << HAvr *(s)ter- sert, katı

statik

Fr statique 1. duran, durağan, 2. dengede kalma koşullarını inceleyen bilim dalı EYun stātikós στατικός ztartıya, dengeye veya sabit durmaya ilişkin EYun stātós στατός z [pp.] duran +ik° EYun ʰistēmi, stā- ἵστημι, στα- zdurmak +t° << HAvr *steh₂- (*stā-) a.a.