sureta

sur1

Arapça swr kökünden gelen sūr سور z "savunma duvarı, sur" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice şwr kökünden gelen aynı anlama gelen şūr, şawərā שׁוּרׇא, שׁוּר z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice şawrah שׁוּרׇה z "hat, sıra, saf" sözcüğü ile eş kökenlidir.

sur2

Arapça ṣwr kökünden gelen ṣūr صور z "boynuz, av borusu" sözcüğünden alıntıdır.

surat

Arapça ṣūra(t) صورة z "şekil, görüntü, resim" sözcüğünden alıntıdır.

sure

Arapça swr kökünden gelen sūra(t) سورة z "Kuran'ı oluşturan bölümlerden her biri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice şwr kökünden gelen şūrāh, şūrətā שׁוּרָה/שׁוּרְתָא z "dizi, hat, yazıda satır" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice şūr שׁוּר z "sur, savunma hattı" sözcüğünden türetilmiştir.

suret

Arapça ṣwr kökünden gelen ṣūra(t) صورة z "1. görüntü, resim, imge, biçim, 2. insan yüzü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice şūrəṭā שׁוּרְטָא z "çizgi, çizim" sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 1542, 1629.) Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen uṣurtu sözcüğünden alıntıdır. Akatça sözcük Akatça eṣēru "çizgi veya resim çizmek" fiilinden türetilmiştir. (Kaynak: Chicago Assyrian Dictionary sf. 4.346 vd.)

sureta
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ṣūretā ḥākim kodı ḥaḳ bunları [ Meninski, Thesaurus, 1680]
bülbül-i şūrīdeyi gör ṣūretā [görüntüde] hasret güle

Köken

Arapça ṣūratan صورتاً z "görünürde, şekil itibariyle" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için suret maddesine bakınız.


21.04.2015
sus|mak

sus veya sıs veya şış "susturma ünlemi" ünleminden türetilmiştir.

susa|mak

Eski Türkçe suvsa- "susamak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe suv "su" sözcüğünden Eski Türkçe +sA- ekiyle türetilmiştir.

susak

Eski Türkçe susġak "su kovası, kepçe" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe suvsı- "sulamak" fiilinden Eski Türkçe +(g)Ak ekiyle türetilmiştir.

susam

Arapça simsim سمسم z "tohumlarından yağ çıkarılan susam bitkisi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Farsça sūsam سوسم z "süsen, zambak" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen şūmşəmā שומשמא z sözcüğünden alıntıdır. Aramice/Süryanice sözcük Akatça şamşammū "yağ otu" sözcüğünden alıntıdır. Akatça sözcük Akatça şamnu "yağ" ve Akatça şammu "ot, ilaç, şifalı bitki" sözcüklerinin bileşiğidir.

susta

İtalyanca sosta "durma, durdurma, durdurucu aygıt" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca sostare "durmak, duraklamak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen substāre, substāt- fiilinden evrilmiştir. Latince fiil Latince stāre, stāt- "durmak" fiilinden sub+ önekiyle türetilmiştir.