taaddi

şüphe

Ar şubha(t) شُبْهة z [#şbh fuˁla(t) msd.] belirsizlik, kuşkulu olma Ar şabiha شَبِهَ zbenzedi, gibi idi

şürekâ

Ar şurakāˀ شركاء z [#şrk fuˁalā çoğ.] ortaklar Ar şarīk شريك z [t.] ortak

şüyu

Ar şuyūˁ شيوع z [#şyˁ fuˁūl msd.] (haber) yayılma, kamuya mal olma, (mülk) bölünme, ortaklık Ar şāˁa شاع zyayıldı, dağıldı

ta

Fa تا zdek, -e kadar, diye, için, ki (edat)

taaccüp

Ar taˁaccub تعجّب z [#ˁcb tafaˁˁul V msd.] şaşırma, hayret etme Ar ˁacaba عجب zşaşırdı

taaddi

[ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
bu Māverā-in-nehrüŋ χalḳı sulṭān etbāˁinüŋ ẓulminden ve taˁaddīsinden şol ḳadar incinmişlerdi ki el altından kāfire χaber gönderdiler [ Meninski, Thesaurus, 1680]
zulmü teˁaddī: Тransgressio, exorbitantia, .. injuria, violentia, tyrannis, орpressio.

Ar taˁaddi تَعَدٍّ z [#ˁdw tafaˁˁul V msd.] düşmanlık etme, tecavüz Ar ˁadā düşman idi

 adavet


06.11.2018
taahhüt

Ar taˁahhud تعهّد z [#ˁhd tafaˁˁul V msd.] üstlenme, söz verme, deruhte etme Ar ˁahida عَهِدَ zısmarladı, sözleşti, şart koştu

taalluk

Ar taˁalluḳ تعلّق z [#ˁlḳ tafaˁˁul V msd.] ilgili veya bağımlı olma, ilgi, ilişki Ar ˁalaḳa عَلَقَ zasıldı, ilindi, ilgili idi

taam

Ar ṭaˁām طَعَام z [#ṭˁm faˁāl msd.] yeme eylemi, yemek Ar ṭaˁama طَعَمَ zyemek yedi

taammüt

Ar taˁammud تعمّد z [#ˁmd tafaˁˁul V msd.] kast etme, bir şeyi özen ve emekle yapma Ar ˁamada عَمَدَ zdikti, dayadı

taarruz

Ar taˁarruḍ تعرّض z [#ˁrḍ tafaˁˁul V msd.] yolunu kesme, el atma, müdahale etme Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyoluna çıktı, aykırı geldi