tahakkuk

tafta

Fa tāfte تافته z [pp.] 1. bükülmüş, örgü, 2. bir tür ipekli kumaş Fa tāftan, tāb- تافتن ziplik bükmek, eğirmek, örmek +a

tag

İng tag 1. etiket, iliştirilen şey, 2. bilgisayarda hipertekst etiketi

tağşiş

Ar taġşīş [#ġşş tafˁīl II msd.] kandırma, özellikle paranın ayarını bozarak sahtekârlık etme Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı, sahtecilik yaptı

tağut

Ar ṭāġūt طاغوت zput, yalancı tanrı, şeytan Aram ṭaˁūt, ṭaˁūtā טָעוּת z [#ṭˁw] 1. sapma, yoldan çıkma, 2. put, yalancı tanrı Aram ṭāˁā טעה zsaptı, yanıldı

tağyir

Ar taġyīr تغيير z [#ġyr tafˁīl II msd.] başkalaştırma, değiştirme, halinden döndürme Ar ġayyara غَيَّرَ z [II f.] başkalaştırdı, değiştirdi Ar ġayr başka, diğer

tahakkuk

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
taḥaḳḳuḳ: Certò cognoscere ac dignoscere.

Ar taḥaḳḳuḳ تحقّق z [#ḥḳḳ tafaˁˁul V msd.] gerçekleşme, doğru çıkma, konfirme edilme Ar ḥaḳḳa حَقَّ zdoğru ve gerçek idi

 hak1

Not: "Hak etme" anlamı 20. yy bürokrasi dilinde ortaya çıkmıştır.


15.05.2015
tahakküm

Ar taḥakkum تحكّم z [#ḥkm tafaˁˁul V msd.] egemen olma, egemenlik taslama Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı, egemen idi

tahammül

Ar taḥammul تحمّل z [#ḥml tafaˁˁul V msd.] yük yüklenme, taşıma, dayanma Ar ḥamala حَمَلَ zyüklendi

tahammülfersa

§ Ar taḥammul تحمّل zyük taşıma kapasitesi Fa farsā فرسا zgeçen, aşan (Ar farsūdan فرسودن zgeçmek )

taharet

Ar ṭahāra(t) طهارة z [#ṭhr faˁāla(t) msd.] arınma, temizlik Ar ṭahara طَهَرَ zarındı, temiz idi

taharri

Ar taḥarri تَحَرٍّ z [#ḥry tafaˁˁul V msd.] 1. güvenli bir yere sığınma, 2. bir işin peşinden ısrarla gitme, araştırma, ısrarla sorgulama Ar ḥarā حَرَى zuydu, sığdı, uygun oldu