tahkik

tahdit

Ar taḥdīd تحديد z [#ḥdd tafˁīl II msd.] sınırlama, sınır koyma Ar ḥadda حدّ zsınırladı, yasakladı

tahfif

Ar taχfīf تخفيف z [#χff tafˁīl II msd.] hafifletme, hafifseme Ar χaffa خَفَّ zhafif idi, hafifledi

tahıl

Ar daχl دخل z [#dχl faˁl ] gelir, getiri, verim

tahin

Ar ṭaḥīn طحين z [#ṭḥn faˁīl sf.] un Ar ṭaḥana طحن zöğüttü

tahir

Ar ṭāhir طاهر z [#ṭhr fāˁil fa.] temiz, arı Ar ṭahara طَهَرَ zarındı

tahkik

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
Yaˁkub incüyi görüben taŋladı / yūsufuŋ tahkīkin [gerçeğini] andan aŋladı YO: tahkikat [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
tahkīkāt: Bir şeyin sıhhat ve hakikatini meydana çıkarmak için olunan taharriyat ve tedkikat.

Ar taḥḳīḳ تحقيق z [#ḥḳḳ tafˁīl II msd.] doğrulama, doğruluk, gerçeklik Ar ḥaḳḳa حَقَّ zdoğru idi, hak idi

 hak1

Benzer sözcükler: tahkikat

Bu maddeye gönderenler: muhakkak, muhakkik


24.04.2015
tahkim

Ar taḥkīm تحكيم z [#ḥkm tafˁīl II msd.] 1. yargıç atama, egemen kılma, 2. güçlendirme, pekiştirme Ar ḥakkama حكّم z [II f.] yargıç atadı, pekiştirdi ≈ Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı

tahkir

Ar taḥḳīr تحقير z [#ḥḳr tafˁīl II msd.] aşağılama, hakaret etme Ar ḥaḳara حَقَرَ zaşağıladı

tahkiye

Ar *taḥkiya(t) [#ḥky tafˁīla(t) II msd.] hikaye etme, anlatı Ar ḥikāya(t) hikaye

tahlil

Ar taḥlīl تحليل z [#ḥll tafˁīl II msd.] çözme, çözümleme, çözüm bulma Ar ḥalla حلّ zçözdü

tahlisiye

Ar taχlīṣ تخليص z [#χlṣ tafˁīl II msd.] kurtarma +īya(t)1