talim

tali

Ar tālī تالٍ z [#tlw fāˁil fa.] izleyen, arkadan gelen Ar talā تَلَا zizledi, takip etti

taliban

Fa ṭālibān طالبان ztalipler, talebeler Ar ṭālib طالب ztalep eden, öğrenci

talih

Ar ṭāliˁ طالع z [#ṭlˁ fāˁil fa.] yükselen yıldız, şans Ar ṭalaˁa طَلَعَ zçıktı, belirdi, yıldız veya güneş doğdu

talik

Ar taˁlīḳ تعليق z [#ˁlḳ tafˁīl II msd.] asma, erteleme, koşula bağlama Ar ˁalaḳa علق zasıldı

talika

Mac talyiga yaylı at arabası

talim

"öğretme" [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
ben ol kişinüŋ kulıyam kim bir harf edebden baŋa taˁlīm vérdi. YO: talimat "yönerge (Fr instructions çevirisi)" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
taˁlīmāt: Tahriren ve şifahen tembihat YO: talimatname "yönetmelik" [İTO 1924]

Ar taˁlīm تعليم z [#ˁlm tafˁīl II msd.] öğretme, ilim sağlama Ar ˁalama علم zbildi

 ilim

Benzer sözcükler: talimat, talimatname, talimgâh, talimli, talimname

Bu maddeye gönderenler: muallim


23.10.2014
talip

Ar ṭālib طالب z [#ṭlb fāˁil fa.] 1. talep eden, dileyen, aday, 2. «alim adayı», medresede öğrenci Ar ṭalaba طَلَبَ zistedi, diledi

talk

Ar ṭalḳ طلق z [#ṭlḳ] pudrası kurutucu olarak kullanılan bir mineral, magnezyum silikat Fa talk تلك za.a.

talk show

İng talk show televizyonda konuşma veya tartışma programı § İng talk konuşma İng show gösteri

talkın

Ar talḳīn تلقين ztelkin, yol gösterme

talmud

Aram talmūd תַּלְמוּד z [#lmd] öğreti, doktrin, Musevi dininde hukuk ve tefsir külliyatı İbr/Aram limmūd/lemed öğrenmek, talim etmek