tandem

tamu

<< ETü tamu cehennem Sogd tm, akk. tmw Hıristiyan ve Mani öğretisinde cehennem Ave təmah- karanlık, (mec.) akıl kararması, delilik (Kaynak: Barth sf. 648-649)≈ Sans tāmasa तामस zkaranlık yer, gece, dünyanın sonu

tan1

<< ETü taŋ 1. acayip şey, mucize, 2. gün doğumu

tan2

Ar ṭaˁn طَعْن z [#ṭˁn faˁl msd.] başa kakma, serzeniş, ayıplama Ar ṭaˁana طَعَنَ zbaşa kaktı, ayıpladı

tanassur

Ar tanaṣṣur تنصّر z [#nṣr tafaˁˁul V msd.] hıristiyanlaşma Ar nāṣirī/naṣrānī ناصرى/نصرانى zNasıralı, hıristiyan

tandans

Fr tendance eğilim, yönelim OLat tendentia (bir yöne doğru) çekilme Lat tendere, tens- germek, çekmek +entia

tandem

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Pek heyecanlı olan tandem (iki kişilik bisiklet) müsabakasının nihayetinde

İng tandem ardarda koşulu iki atlı araba, iki kişilik bisiklet Lat tandem ardından, nihayet, sonunda


14.01.2015
tandır

Ar/Fa tanūr/tannūr تنّور zfırın, özellikle kilden yapılan kuyu şeklinde fırın Aram tanūrā תנורא za.a. ≈ Akad tinūru a.a.

tane

Fa dāna دانه ztohum, tane, özellikle tahıl tanesi << OFa dānag a.a. ≈ Ave *dānā- a.a. << HAvr *dhōnā- tahıl

tanen

Fr tannin meşe palamudundan elde edilen ve deri tabaklamada kullanılan madde Fr tan deri tabaklama ve boyamada kullanılan meşe palamudu Kelt tann meşe

tanga

İng tanga apış bezi Port (Brez) tanga a.a. Kimbundu ntanga a.a.

tangır

onom rezonanslı ve tekrarlı darbe sesi