tape

tantun

onom rezonanslı çoklu darbe sesi

tantuni

?

tanzim

Ar tanẓīm تنظيم z [#nẓm tafˁīl II msd.] düzenleme, düzene koyma Ar naẓama نَظَمَ zdüzenledi

tap|mak

<< ETü tap- 1. bulmak (geçişli fiil), 2. kulluk etmek (geçişsiz fiil)

tapa

~? İt tappo tıpa, tıkaç, şişe mantarı

tape

tape etmek "daktilo ile yazmak" [ Cumhuriyet - gazete, 1929]
En büyük amirden en basit müsevvide kadar hepsi bizim amirimiz... -- Şunu tape et! İşte kulaklarımızın işittiği ilk ve son cümle. tapaj "daktilo ile yazma" [ Milliyet - gazete, 1957]
muhasebe fişlerinin; bilanço vesair malî raporların tapajlarını yapmak üzere tape "daktilo edilmiş görüşme kaydı" [ Hürriyet - gazete, 2011]
Savcı, her şüpheliye bu telefon kayıtlarının kendisiyle ilgili kısmını okuyor. Tape’lerin Aziz Bey’le ilgili bölümlerini savcı bize okudu. "gizlice alınmış ses veya görüntü kaydı" [ Hürriyet - gazete, 2014]
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ses kaydı olduğu ileri sürülen 17 tapenin internette ses kaydı olarak yayınlandığını

Fr tapé [pp.] daktilo edilmiş (belge) Fr taper [den.] vuruş sesi çıkarmak, daktilo yazmak onom tap

Not: Türkçe bürokratik kullanımda "bir ses kaydının daktilo edilmiş dökümü" anlamındayken, 2014 Ocak ayından itibaren "gizlice alınmış ses veya görüntü kaydı" anlamı medyada yaygınlık kazandı.

Benzer sözcükler: tapaj


15.11.2019
tapınak

TTü tapın- +(g)Ak

tapi

Fr tapis 1. yere serilen kumaş, halı, oyun masasında çuha, 2. kumarda parasız veya kartsız kalmak anlamında söz EYun tapḗtion ταπήτιον z [küç.] küçük halı veya kilim EYun tápēs τάπης zhalı veya kilim +ion

tapir

Fr/İng tapir tropik ülkelere özgü bir tür memeli hayvan Tupi tapiira a.a.

tapon

Erm tapank թափանք zdöküntü (Kaynak: AcarK sf. 354)Erm tapel թափել zdökmek

tapşın

<? onom