tapon

tapa

~? İt tappo tıpa, tıkaç, şişe mantarı

tape

Fr tapé [pp.] daktilo edilmiş (belge) Fr taper [den.] vuruş sesi çıkarmak, daktilo yazmak onom tap

tapınak

TTü tapın- +(g)Ak

tapi

Fr tapis 1. yere serilen kumaş, halı, oyun masasında çuha, 2. kumarda parasız veya kartsız kalmak anlamında söz EYun tapḗtion ταπήτιον z [küç.] küçük halı veya kilim EYun tápēs τάπης zhalı veya kilim +ion

tapir

Fr/İng tapir tropik ülkelere özgü bir tür memeli hayvan Tupi tapiira a.a.

tapon

[ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
tapon: Laid (se dit surtout des femmes et ausse des choses) [çirkin kadın veya şey]. [ Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
tapon: Bayağı, adi, külüstür, değersiz, çürük çarık [mal, ürün].

Erm tapank թափանք zdöküntü (Kaynak: AcarK sf. 354)Erm tapel թափել zdökmek

Not: Fr tapon "tıpa, tıkaç" sözcüğüyle anlam ilişkisi kurulamaz.


10.09.2017
tapşın

<? onom

tapu

<< ETü tapuġ hizmet, kulluk ETü tap- hizmet etmek +I(g)

tapyoka

Fr/İng tapioca kasava bitkisinin unu Tupi tipioka

tara|mak

<< ETü tara-/tarğa- saç taramak ETü *tar +(g)A- OFa tār saç, kıl << Ave tąθra- a.a. ≈ Sans tántra तान्त्र ztelli, telli bir çalgı

taraça

İt terrazza eve ait toprak alan, avlu << OLat terraceum a.a. Lat terra «kuru zemin», kara, toprak << HAvr *ters-ā- kuru HAvr *ters- kurumak