taret

tarator

Ven trattòr lokantacı, aşçı [İt trattore] Ven trattar işlemek, iş yapmak, konu edinmek, meslek edinmek +(t)or << Lat tractare a.a.

taravet

Ar ṭarāwa(t) طراوة z [#ṭrw faˁāla(t) msd.] tazelik Ar ṭarī طرى ztaze, yaş Fa tar تر za.a.

tarayıcı

TTü tara- +çI

taraz

≈ Fa tarāz تراز zbükülmemiş ipek ipliği, tel <? TTü tara-

tarçın

Fa dāre çīnī دار چينى z«Çin ağacı», Güney Asya kökenli bir ağacın kabuğundan elde edilen baharat << OFa dāre çēnīk a.a.

taret

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
bir zırhlı ve seyyar taret

İng turret silahla donatılmış küçük kule EFr touret [küç.] küçük kule EFr tour kule << Lat turris a.a.


14.01.2015
tarh

Ar ṭarḥ طَرْح z [#ṭrḥ faˁl msd.] atma, çıkarma, bırakma Ar ṭaraḥa طَرَحَ zattı, bıraktı

tarhana

Fa tarχīna/tarχʷāne ترخينه/ترخوانه zkurutulmuş yoğurttan yapılan çorba § Fa tar تر zyaş, ıslak +a Fa χʷān خوان zyemek

tarhun

Ar ṭarχūn طرخون z [#ṭrχn q.] bir tür kokulu ot, dracunculus EYun drákōn δράκων zejder, bir tür ot

tarım

ETü tarı- ekin ekmek, saçmak +Im

tarif

Ar taˁrīf تعريف z [#ˁrf tafˁīl II msd.] bildirme, yol gösterme Ar ˁarafa عَرَفَ zbildi, tanıdı