tayming

tayf

Ar ṭayf طيف z [#ṭyf faˁl msd.] uykuda hayalet veya kâbus görme, hayalet, hayal Ar ṭāfa uykuda hayalet gördü

tayfun

İng typhoon Hint Okyanusu ve Çin Denizi'ne özgü kasırga ~? Çin tài fung 颱風 za.a. (Kanton lehçesi) ~? Çin dà fēng 大風 zbüyük yel

tayga

Fr/İng taiga Kuzey iklimine özgü büyük çam ormanı Rus taiga a.a. Moğ tayga çam ormanı

tayın

Ar taˁyīn تعيين zbelirleme, muayyen ve mahsus etme koyma

tayin

Ar taˁyīn تعيين z [#ˁyn tafˁīl II msd.] belirleme, belirgin kılma, adını koyma Ar ˁayyana عَيَّنَ z [II f.] belirledi, atadı Ar ˁayn عَيْن zbelirli ve tanımlı şey, particular

tayming

"futbolda zamanlama" [ Milliyet - gazete, 1952]
Naci'nin taymingi - yani topa vurulacak zamanı - kestirememesi "... genelde zamanlama" [ Milliyet - gazete, 1989]
Özal, kendi zamanlamasını 'Evet, bir taymingim var, 19 Ekim'i bekleyin' diye açıklıyor

İng timing zamanlama İng time 1. zaman, süre, 2. zamanlamak +ing << Eİng tīma zaman << Ger *tīman germek, yaymak, uzatmak

Not: Türkçede 1980'lerin sonuna dek sadece futbol terimi olarak kullanılmış görünüyor.

Bu maddeye gönderenler: fultaym, haftaym, part-time, prime-time


20.03.2015
tayt

İng tight 1. sıkı, 2. a.a. << Ger *þīht- sıkı, sıkışık

tayyare

Ar ṭayyār طيّار z [#ṭyr faˁˁāl mesl.] uçucu Ar ṭāra طا‎ر zuçtu ≈ Ar ṭayr طير zkuş

tayyip

Ar ṭayyib طَيِّب z [#ṭyb faˁīl sf.] iyi, tatlı, mutlu Ar ṭāba طَابَ ziyileşti, mutlu idi

tayyör

Fr tailleur 1. terzi, 2. «terzi işi», bir tür kadın giysisi Fr tailler biçmek, terzilik etmek +(t)or

tazallüm

Ar taẓallum تظلّم z [#ẓlm tafaˁˁul V msd.] zulümle suçlama, zulüm atfetme Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti