tel

tekstür

Fr texture doku Lat textura doku, örüntü Lat tegere dokumak +(t)ura

tektonik

(Fr tectonique ) Alm Tektonik yer kabuğunun hareketine dair, bunu inceleyen bilim dalı (İlk kullanım: 1875) EYun tektonikós τεκτονικός zbina yapımına ilişkin, yapısal EYun téktōn τέκτων zmarangoz veya yapı ustası +ik° << HAvr *tetḱ-

tekvando

Kore tae kwon do 跆拳道 z«tekme yumruk usulü», bir döğüş sporu (İlk kullanım: 1959 Jhoon Rhee, Kore kökenli Amerikalı spor adamı.) § Kore tae ayak, tekme Kore kwon yumruk Kore doh yöntem, yol

tekvin

Ar takwīn تكوين‎‎‎‎ z [#kwn tafˁīl II msd.] 1. var etme, yaratma, 2. Tevrat'ın ilk kitabının adı (İng Genesis) Ar kāna var idi

tekzip

Ar takḏīb تكذيب z [#kḏb tafˁīl II msd.] yalanlama Ar kaḏaba كذب zyalan söyledi

tel

Çağ: "kuş tüyü" [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
تيل tīl: Plume; langue. "... saç kılı ... metal tel" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bir ablak turna teli sokup (...) sakalı telinden bir kaç kıl alup (...) dükkânlann şamata varaklan ve gûnâ-gûn teller ile zeyn edüp (...) sırmakeşler sırma ve tel çeküp rakîk éderler "... çalgı teli" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
تل tel & تيل tīl seu tél: Filum, stamen ferreum, aureum, aereum, [demir, altın veya bakırdan tel] & talis fides aut chorda instrumenti musici, ut citharae [gitar gibi çalgı teli], [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tellendirmek: Tüttürmek (...) telli turna telsiz [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
Telsiz: Telsiztelefon veya telsiztelgrafa kısaca verilen isim.

~? Erm tel թել ziplik, sırma teli

 tara-

Not: Ermenice sözcük 5. yy'a ait Kutsal Kitap tercümesinde sıkça kullanılır. Acar sf. 2.169. Ancak Çağatayca kaynaklarda kaydedilen tīl تيل biçimi düşündürücüdür. Fa tēlā تيلا "iplik, iplik sarılan makara" açıklanamamıştır.

Benzer sözcükler: bam teli, tel örgü, tellenmek, tellendirmek, telli turna, telsiz


16.09.2017
tela

İt tela seyrek dokunmuş kumaş, kanaviçe << Lat tela dokuma, kumaş << HAvr *tetḱ-(dʰ)lo HAvr *tetḱ- dokumak

telaffuz

Ar talaffuẓ تلفّظ z [#lfẓ tafaˁˁul V msd.] söyleme, söyleyiş Ar lafaẓa لفظ zartiküle etti, söyledi

telafi

Ar talāfī تلافى z [#lfw tafāˁul VI msd.] bulma, sağlama, tedarik etme

telakki

Ar talaḳḳi تلقّٕ z [#lḳy tafaˁˁul V msd.] kabul etme, bulma, karşılama Ar laḳā لَقَا zbuluştu, karşılaştı

telaş

Ar talāşī تلاشى z [#lşy tafāˁul VI msd.] dağılma, dağılarak yok olma