tenha

teneşir

Fa tanşūy تنشوى/تنشور z1. bulaşık ve el yıkama suyu dökülen yer, 2. beden yıkama yeri § Fa tan تن zgövde Fa şūy شوى zyıkama, yıkayan (Fa şustan, şūy- شستن, شوى zyıkamak )

tenevvür

Ar tanawwur تنوّر z [#nwr tafaˁˁul V msd.] aydınlanma, beyazlanma Ar nūr نور zışık

tenezzüh

Ar tanazzuh تنزّه z [#nzh tafaˁˁul V msd.] arınma, (kirli ve sıkıntılı şeylerden) uzaklaşma, ferahlama Ar nazaha نزه zarındı

tenezzül

Ar tanazzul تنزّل z [#nzl tafaˁˁul V msd.] kendini indirme, alçalma Ar nazala نَزَلَ zindi

tenfiz

Ar tanfīḍ تنفيض z [#nfḍ tafˁīl II msd.] delip geçmek, infaz etmek, yürürlüğe koymak Ar nafaḍa نفذ zgirdi, nüfuz etti

tenha

"yalnız" [ Codex Cumanicus, 1303]
solus - Fa: tanaha - Tr: jalguz [yalnız] "... ıssız" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tenhāye gitmek, tenhāye varmak, bir makamı tenhāye götürmek, tenhāde buluşmak

Fa tanhā تنها zyalnız Fa tan تن zgövde, kişi

 ten

Not: Farsçada "yalnız (kişi)" anlamındayken, Türkçede "başka kimselerin bulunmadığı yer" anlamı ağır basmıştır.

Benzer sözcükler: tenhalaşmak, tenhalık


23.09.2017
tenis

İng tennis raketlerle oynanan bir oyun Fr tenez «tutunuz!», eskiden servis esnasında söylenen uyarı cümlesi Fr tenir almak, tutmak Lat tenere, tent- uzatmak, tutmak

tenkil

Ar tankīl تنكيل z [#nkl tafˁīl II msd.] kaçındırma, göz korkutma, başkalarının gözünü korkutmak amacıyla verilen ceza Ar nakala نكل zkaçındı

tenkis

Ar tanḳīṣ تنقيص z [#nḳṣ tafˁīl II msd.] eksiltme Ar naḳaṣa نقص zeksildi

tenkit

Ar *tanḳīd تنقيد z [#nḳd tafˁīl II msd.] şiddetle iğneleme Ar naḳada نَقَدَ zgagaladı, iğneledi, söz dokundurdu

tennure

Ar/Fa tannūr تنّور zfırın, tandır