tevazu

tevafuk

Ar tawāfuḳ توافق z [#wfḳ tafāˁul VI msd.] biri birine uyma, uyum, denk gelme Ar wafiḳa وفق zuydu, uygun idi

tevakkuf

Ar tawaḳḳuf توقّف z [#wḳf tafaˁˁul V msd.] durma, bekleme Ar waḳafa وَقَّفَ zdurdu

tevarih

Ar tawārīχ تواريخ z [#wrχ tafāˁīl çoğ.] tarihler Ar taˀrīχ tarih

tevarüs

Ar tawāruṯ توارث z [#wrs̠ tafāˁul VI msd.] bir birinden miras yeme Ar wariṯa ورث zmiras edindi

tevatür

Ar tawātur تواتر z [#wtr tafāˁul VI msd.] 1. zincirlenme, art arda gelme, 2. hadis ilminde iletim zinciri Ar watar وتر zip, tel, sicim

tevazu

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
muˁmīnlik nişānı tawāżu erür [müminliğin alameti alçak gönüllülüktür]

Ar tawāḍuˁ تَوَاضُع z [#wḍˁ tafāˁul VI msd.] alçak gönüllülük Ar waḍaˁa وَضَعَ zkoydu, indirdi

 vaz2

Bu maddeye gönderenler: mütevazı


29.04.2015
tevcih

Ar tawcīh توجيه z [#wch tafˁīl II msd.] 1. yöneltme, 2. (birine) yüz verme, yüz gösterme, muhatap kılma, bir görevle onurlandırma Ar wacaha وجه zyöneldi

tevdi

Ar tawdīˁ توديع z [#wdˁ tafˁīl II msd.] yolcu etme, gönderme, bırakma Ar wadaˁa ودع zbıraktı, gönderdi

teveccüh

Ar tawaccuh توجّه z [#wch tafaˁˁul V msd.] (birine veya bir şeye) yüzünü çevirme, ilgi gösterme Ar wacaha وَجَهَ zyöneldi, yüzünü çevirdi

tevekkeli

Ar tawakkulī tevekkül sahibi Ar tawakkul توكّل z [#wkl tafaˁˁul V msd.] tevekkül, Allah'a boyun eğme

tevekkül

Ar tawakkul توكّل z [#wkl tafaˁˁul V msd.] güvenme, inanma, özellikle Allah'a güvenme, kadere razı olma Ar wakala وَكَلَ zgüvendi