tevekkeli

tevatür

Ar tawātur تواتر z [#wtr tafāˁul VI msd.] 1. zincirlenme, art arda gelme, 2. hadis ilminde iletim zinciri Ar watar وتر zip, tel, sicim

tevazu

Ar tawāḍuˁ تَوَاضُع z [#wḍˁ tafāˁul VI msd.] alçak gönüllülük Ar waḍaˁa وَضَعَ zkoydu, indirdi

tevcih

Ar tawcīh توجيه z [#wch tafˁīl II msd.] 1. yöneltme, 2. (birine) yüz verme, yüz gösterme, muhatap kılma, bir görevle onurlandırma Ar wacaha وجه zyöneldi

tevdi

Ar tawdīˁ توديع z [#wdˁ tafˁīl II msd.] yolcu etme, gönderme, bırakma Ar wadaˁa ودع zbıraktı, gönderdi

teveccüh

Ar tawaccuh توجّه z [#wch tafaˁˁul V msd.] (birine veya bir şeye) yüzünü çevirme, ilgi gösterme Ar wacaha وَجَهَ zyöneldi, yüzünü çevirdi

tevekkeli

tevekkeli "cömert ve muhteşem kimse" [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
teuecchelí: uno homo splendido & liberale tevekküllü "Allah'a ve kısmete tevekkül eden" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tevekküllü vul. tevekkellü: Confidens in Deo & sorte "beyhude, nafile" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
tevekkelī: (Tevekkül'den olup, aslı kâfın zammesile [tevekkülī] ise de zebanzedi fetha iledir [tevekkelī].) beyhude, nafile, maksadsız, rastgele.

Ar tawakkulī tevekkül sahibi Ar tawakkul توكّل z [#wkl tafaˁˁul V msd.] tevekkül, Allah'a boyun eğme

 tevekkül

Not: "Tevekkül eden" ve "tevekkül edilmesi gereken" anlamları iç içe geçmiştir.


15.11.2019
tevekkül

Ar tawakkul توكّل z [#wkl tafaˁˁul V msd.] güvenme, inanma, özellikle Allah'a güvenme, kadere razı olma Ar wakala وَكَلَ zgüvendi

tevellüt

Ar tawallud تولّد z [#wld tafaˁˁul V msd.] doğum, doğma Ar walada وَلَدَ zdoğurdu

tevessü

Ar tawassuˁ توسّع z [#wsˁ tafaˁˁul V msd.] 1. yayılma, genleşme, 2. (bir yerde) rahat etme, intibak etme Ar wasuˁa وسع zenli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı

tevessül

Ar tawassul توسّل z [#wsl tafaˁˁul V msd.] 1. yalvarma, dileme, 2. vesile sayma Ar wasala وَصَلَ zulaştı

tevhit

Ar tawḥīd توحيد z [#wḥd tafˁīl II msd.] birleştirme, bir kılma, birlik Ar waḥada وَحَدَ zbir idi, tek idi