trança

tram

Fr trame bir dokumayı oluşturan iplikler, doku, fotoğraf basımında bir yöntem Lat trama a.a.

trampa

İt tramuta değiştokuş, takas İt tramutare değiştirmek, dönüştürmek Lat trans+ mutari değişmek, dönüşmek

trampete

İt trompetta [küç.] askeri borazan, trompet İt tromba av borusu, borazan

tramplen

Fr tremplin zıplama tahtası İt trampolino a.a. Ger *tre(m)p- ayakla basmak +in°2 << HAvr *drem- HAvr *dreh₂- (*drā-) adım atmak, koşmak

tramvay

İng tramway raylı şehiriçi ulaşım aracı § İng tram ray, yola döşenen kalas İng way yol (<< Ger *wegaz a.a. << HAvr *weǵʰ- yol almak, götürmek )

trança

"İzmir'e özgü büyük bir balık" [ Akşam - gazete, 1934]
İzmir balıkçılar cemiyeti ... Yunanistana üç parça trança ve üç büyük köpek balığı göndermiştir. "balık dilimleme bıçağı" [ Akşam - gazete, 1935]
Muzaffer balık tablasındaki trança bıçağını kaparak Nuriyî kalçasından ağır surette yaralanmıştır.

İt trancia [dev.] dilim İt tranciare enlemesine kesmek, dilimlemek << OLat trincare

 tranş

Not: Türkçede özgün kullanımı "dilim şeklinde satılan veya servis edilen balık"tır.


15.02.2020
trankilizan

Fr tranquillisant müsekkin Fr tranquilliser [den.] teskin etmek +ent° Lat tranquillus 1. şeffaf, 2. sakin +ise-

trans

Fr transe kendinden geçme Fr transir 1. öteye geçmek, 2. kendinden geçmek, ölmek, başka bir bilinç düzeyine geçmek Lat transire, transit- geçmek, aşmak Lat trans+ ire, it- gitmek

trans+

Lat trans öte geçmek, aşmak anlamında edat ve fiil öneki << HAvr *tr̥h₂-n̥t-s (*trā-n̥t-s) öte HAvr *terh₂- (*ter-)

trans yağ

İng trans fat atomları karşılıklı dizili bir tür yağ molekülü Lat trans karşıya veya öte yana geçme, aşma bildiren edat

transandant

Fr/İng transcendent aşkın, duyularla algılanan dünyanın ötesine ilişkin Lat transcendens aşkın Lat transcendere aşmak, dağın öte yanına geçmek +ent° Lat trans+ scandere çıkmak, tırmanmak