turfa

tura

<< TTü tuğra padişah mührü

turaç

≈ Fa turāc تُراج zsülüne benzer tür kuş, francolinus Ar durrāc دُرّاج z [#drc] a.a.

turala|mak

Fr tour tur, gezi +AlA-

turba

Fr tourbe yakıt veya gübre olarak kullanılan çürümüş çim Ger *turb- << HAvr *dorbʰ-ó-s HAvr *derbʰ- (bitki) arapsaçı olmak

turbo

İng turbo+ türbin motorlu, (mec.) çok hızlı

turfa

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
turfa (İbr.): Teravetli, taze, tuhaf, bid'at, haram. Yahudi turfası: Onlarda mekruh olup kaşer olmayan şey.

İbr ṭrēphah טְרֵפָה z1. leş, doğal sebeplerle ölmüş hayvan, 2. Musevi dini kurallarına aykırı, haram İbr ṭāraph טרף z(hayvan) parçalamak, yolmak

Not: Esasen "Yahudi dini kurallarına aykırı" demek iken İstanbul sokak dilinde "alışılmadık" ve dolayısıyla "yeni, görülmemiş" anlamını kazanmıştır.

Bu maddeye gönderenler: turfanda


02.12.2014
turfanda

<? Ar ṭurfa(t) طرفة z [#ṭrf] yenilik, icat, tuhaf şey ~? İbr ṭrephā טְרֵפָה z [#ṭrp] Musevi dini kurallarına aykırı şey, bidat

turist

Fr touriste zevk ve merak için gezen kimse İng tourist 1. Avrupa ülkeleri turuna (grand tour) çıkan kimse (18. yy), 2. zevk ve merak için gezen kimse (19. yy) Fr tour dolaşma, döngü +ist°

turkuaz

Fr turquoise «Türk taşı», mavi renkli süs taşı öz Turc

turmalin

Fr tourmaline bir tür yarı değerli süs taşı İng tourmaline a.a. Tamil tōramalli a.a.

turna

<< ETü turña/turunya uzun bacaklı bir kuş