tutucu

tutkal

<< OTü tutkal yapıştırıcı, zamk ETü tut-

tutku

TTü tut- +gU

tutkun

<< ETü tutġun esir, tutsak ETü tut- +gIn

tutmaç

<< ETü tutmac doğranmış hamur yemeği, erişte <? ETü tut- +(A)mAç

tutsak

<< OTü tutsak esir ETü tutuz- teslim etmek, tutması için birine bir şey vermek +(g)Ak ETü tut- +Uz-

tutucu

YTü: "muhafazakâr" [ Cumhuriyet - gazete, 1962]
öylesine tutucu (muhafazakâr) bir bağnazdır ki

TTü tut- +çI

 tut-

Benzer sözcükler: tutuculaşmak, tutuculuk


03.10.2017
tutuklu

TTü tut- +Uk

tutum

TTü tut- +Im

tutuş|mak

<< ETü tutuş- karşılıklı veya birlikte tutmak, kavgaya tutuşmak ETü tut- +Iş-

tutya

Ar tūtiyāˀ توتياء zçinko oksit minerali, rastık Sans tutha çinko oksit veya bakır sülfit minerali, göztaşı

tuval

Fr toile 1. seyrek dokunmuş kumaş, bez, çul, 2. üzerine resim yapılan bez << Lat tela bez