umde

ulvi

Ar ˁulwī علوى z [nsb.] yüksek, üstün Ar ˁulūw عُلُوّ z [#ˁlw fuˁūl msd.] yükseklik

ulya

Ar ˁulyāˀ علياء z [#ˁlw fuˁlāˀ fem.] pek yüksek, en yüksek (dişi veya şey) Ar aˁlā اعلَى z [kıy.] pek yüksek, en yüksek

um|mak

<< ETü um- beklemek, yalvararak istemek

umacı

çoc uma/umma çocukları korkutmak için söylenen söz

umar

TTü um- +()r

umde

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
Mūsānün ˁumdetül-mülki idı [egemenliğinin dayanağı idi]

Ar ˁumda(t) عمدة z [#ˁmd fuˁla(t) mr.] dayanak, temel ilke Ar ˁamada عَمَدَ zdikti, dayadı

 amut


12.05.2015
umman

Ar ˁummān عمّان z [#ˁmn] 1. Arabistan'da bir ülke, 2. okyanus, özellikle Hint Okyanusu

umran

Ar ˁumrān عمران z [#ˁmr fuˁlān msd.] şen ve mamur olma, bayındırlık, mamurluk Ar ˁamara عَمَرَ zcan verdi, şenlendirdi

umre

Ar ˁumra(t) عمرة z [#ˁmr fuˁla(t) msd.] dostluk amacıyla birini ziyaret etme, hac mevsimi dışında yapılan Kâbe ziyareti

umum

Ar ˁumūm عُمُوم z [#ˁmm fuˁūl msd.] kamu, halk, herkes (≈ Aram ˁamām עמם z [#ˁmm] kamu, halk, kara kalabalık ≈ İbr ˁam עם za.a. ≈ Fen ˁm a.a. )

umur

Ar umūr امور z [#Amr fuˁūl çoğ.] işler, ilgi alanları Ar amr أمر z [t.] iş, ilgi alanı