uskuna

urgan

<< ETü-O örgen hayvan bağlama ipi (≈ Moğ ugurga(n) kement )

us

<< ETü-O us idrak, iyiyle kötüyü ayırma yetisi ETü u- muktedir olmak, yapabilmek +Uz

usan|mak

<< ETü osan- üşenmek, işi umursamamak

usare

Ar ˁuṣāra(t) عصارة z [#ˁṣr fuˁāla(t) msd.] öz suyu Ar ˁaṣara عصر zsıktı, sıkıştırdı, suyunu çıkardı

uskumru

Yun skúmbriοn σκούμβριον z [küç.] bir balık türü, scomber << EYun skómbros σκόμβρος za.a. +ion

uskuna

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ıskuna: İng. iskuner. Brikin küçüğü, latin yelkenlisi.

İng schooner bir tür yelkenli tekne (İlk kullanım: 1713 Andrew Robinson, İng. tekne yapımcısı.) İng scoon su yüzeyinde kaydırmak, kayarak gitmek


28.10.2014
uskur

İng screw 1. vida, 2. her türlü helezoni aygıt, gemi pervanesi EFr escrove dişi vida, civata somunu << Lat scrofa dişi domuz

usta

Fa ustā/ustād اوستا/اوستاد züstad

ustura

Fa usture استره ztraş bıçağı << OFa awestarag ahşap yontma veya kumaş havı sıyırma bıçağı OFa awestardan, awestar- traş etmek

usturlap

Ar usṭurlāb اسطرلاب z [#ṣtrlb] yıldızların konumunu ölçerek yer belirleme aleti EYun astrólabon αστρόλαβον z«yıldız tutan», usturlap § EYun astḗr/ástron αστήρ zyıldız EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- zalmak, tutmak

usturmaça

İt stramazzo deniz taşıtlarında çarpma yastığı (Kaynak: LF sf. §632)İt strame saman dolgulu şilte, hayvan yatağı << Lat stramen yaygı, şilte Lat sternere yaymak, sermek +men