usta

usan|mak

<< ETü osan- üşenmek, işi umursamamak

usare

Ar ˁuṣāra(t) عصارة z [#ˁṣr fuˁāla(t) msd.] öz suyu Ar ˁaṣara عصر zsıktı, sıkıştırdı, suyunu çıkardı

uskumru

Yun skúmbriοn σκούμβριον z [küç.] bir balık türü, scomber << EYun skómbros σκόμβρος za.a. +ion

uskuna

İng schooner bir tür yelkenli tekne (İlk kullanım: 1713 Andrew Robinson, İng. tekne yapımcısı.) İng scoon su yüzeyinde kaydırmak, kayarak gitmek

uskur

İng screw 1. vida, 2. her türlü helezoni aygıt, gemi pervanesi EFr escrove dişi vida, civata somunu << Lat scrofa dişi domuz

usta

[ Codex Cumanicus, 1303]
doctor - Fa: osta - Tr: bilisman [bilişmen] (...) murator [duvarcı] - Tr: divar ostasi [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
Farisî olan üstād (...) Türkîde avam galat edüp usta derler

Fa ustā/ustād اوستا/اوستاد züstad

 üstad

Benzer sözcükler: ustaca, ustalaşmak, ustalık


14.07.2015
ustura

Fa ustura استره ztraş bıçağı << OFa awestarag ahşap yontma veya kumaş havı sıyırma bıçağı OFa awestardan, awestar- traş etmek

usturlap

Ar usṭurlāb اسطرلاب z [#ṣtrlb] yıldızların konumunu ölçerek yer belirleme aleti EYun astrólabon αστρόλαβον z«yıldız tutan», usturlap § EYun astḗr/ástron αστήρ zyıldız EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- zalmak, tutmak

usturmaça

İt stramazzo deniz taşıtlarında çarpma yastığı (Kaynak: LF sf. §632)İt strame saman dolgulu şilte, hayvan yatağı << Lat stramen yaygı, şilte Lat sternere yaymak, sermek +men

usturup

?

usul

Ar uṣūl اصول z [#Aṣl fuˁūl çoğ.] 1. kökler, esaslar, ilkeler, 2. müzikte ritm kalıbı, 3. hukukta genel ilkeler Ar aṣl أصل z [t.] kök, ilke