vantrilok

vanadyum

YLat vanadium bir element (İlk kullanım: 1830 Nils Gabriel Sefström, İsv. kimyacı.) öz Vanadis İskandinav mitolojisinde bir tanrıça +ium

vandalizm

Fr vandalisme amaçsız tahripkârlık, yıkıcılık (İlk kullanım: 1794 Henri Grégoire, Fr. din adamı.) öz Vandale 455 yılında Roma kentini işgal ve tahrip eden Cermen kavmi +ism°

vanilya

Fr vanille kılıç kınına benzeyen meyvesi baharat olarak kullanılan bir orkide türü İsp vainilla [küç.] küçük kılıç kını İsp vaina kılıç kını << Lat vagina a.a.

vantilatör

Fr ventilateur rüzgâr estirici, havalandırma pervanesi OLat ventilator OLat ventilare [den.] havalandırmak, hava akımı yapmak +(t)or Lat ventus rüzgâr

vantrikül

Fr ventricule kalbin bir bölümü, karıncık Lat ventriculus [küç.] karıncık Lat venter karın +icul° << HAvr *wend-tri- karın, rahim

vantrilok

[ Ahmed Mithat, <1900]
ya ciğerlerinden veyahut vantrilog sadası gibi bir surette olarak karnından çıkıyor [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
vantrilok: Sesi karnından geliyormuş gibi söz söyleyen.

Fr ventriloque karnından konuşan Lat ventriloquus a.a. § Lat venter karın Lat loqui konuşmak


17.06.2015
vantuz

Fr ventouse emici, tedavi amacıyla kullanılan emici kap OLat cucurbita ventosa «havalı hıyar», bir tıp gereci Lat ventus rüzgâr, hava +os°

vapur

Fr bateau à vapeur buharlı gemi Fr vapeur buhar << Lat vapor a.a. << HAvr *kʷap- HAvr *kʷēp- tütmek

var

<< ETü bār sahip olunan, mülk (ad); var (yüklem) ≈? ETü bar- gitmek

var|mak

<< ETü bar- gitmek

varagele

TTü vara gele git gel