var

vantilatör

Fr ventilateur rüzgâr estirici, havalandırma pervanesi OLat ventilator OLat ventilare [den.] havalandırmak, hava akımı yapmak +(t)or Lat ventus rüzgâr

vantrikül

Fr ventricule kalbin bir bölümü, karıncık Lat ventriculus [küç.] karıncık Lat venter karın +icul° << HAvr *wend-tri- karın, rahim

vantrilok

Fr ventriloque karnından konuşan Lat ventriloquus a.a. § Lat venter karın Lat loqui konuşmak

vantuz

Fr ventouse emici, tedavi amacıyla kullanılan emici kap OLat cucurbita ventosa «havalı hıyar», bir tıp gereci Lat ventus rüzgâr, hava +os°

vapur

Fr bateau à vapeur buharlı gemi Fr vapeur buhar << Lat vapor a.a. << HAvr *kʷap- HAvr *kʷēp- tütmek

var

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
özüm kutım bār üçün [ben tanrıların rahmetine sahip olduğum için] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bārlıġ er [[varlıklı adam]] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
fidā kıldı barın neŋin ham özin [malını mülkünü ve kendini feda etti]

<< ETü bār sahip olunan, mülk (ad); var (yüklem) ≈? ETü bar- gitmek

 var-

Not: "Gidilen yer" > "konut" > "sahip olunan şey" şeklinde bir anlam evrimi gözlenebilmektedir. Karş. Moğ barı- "sahiplenmek, ev edinmek"; ETü barım "servet, mülk" (Or). • Mac barom "davar" Türkçeden alıntıdır. WOT sf. 99.

Benzer sözcükler: variyet, varlık, varlıklı, varoluş

Bu maddeye gönderenler: varoluşçu, varsay-, varsıl


11.12.2015
var|mak

<< ETü bar- gitmek

varagele

TTü vara gele git gel

varak

Ar waraḳ ورق z [#wrḳ faˁal ] bitki yaprağı, altın veya gümüş veya kâğıt yaprağı

varaka

Ar waraḳa(t) ورقة z [#wrḳ faˁala(t) mr.] tek yaprak, belge

varan

Fr varane Mısır'a özgü dev kertenkele, varanus niloticus YLat varanus a.a. (İlk kullanım: 1820 Blasius Merrem (1761-1924), Alm. zoolog.) Ar waral/waran ورل/ورن z [#wrl] a.a.