varak

vantuz

Fr ventouse emici, tedavi amacıyla kullanılan emici kap OLat cucurbita ventosa «havalı hıyar», bir tıp gereci Lat ventus rüzgâr, hava +os°

vapur

Fr bateau à vapeur buharlı gemi Fr vapeur buhar << Lat vapor a.a. << HAvr *kʷap- HAvr *kʷēp- tütmek

var

<< ETü bār sahip olunan, mülk (ad); var (yüklem) ≈? ETü bar- gitmek

var|mak

<< ETü bar- gitmek

varagele

TTü vara gele git gel

varak

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bir ṭabaḳdur görsene her bir varaḳ [her yaprak bir tepsidir]

Ar waraḳ ورق z [#wrḳ faˁal ] bitki yaprağı, altın veya gümüş veya kâğıt yaprağı

Benzer sözcükler: varakpare

Bu maddeye gönderenler: evrak, varaka


04.05.2015
varaka

Ar waraḳa(t) ورقة z [#wrḳ faˁala(t) mr.] tek yaprak, belge

varan

Fr varane Mısır'a özgü dev kertenkele, varanus niloticus YLat varanus a.a. (İlk kullanım: 1820 Blasius Merrem (1761-1924), Alm. zoolog.) Ar waral/waran ورل/ورن z [#wrl] a.a.

vardakosta

İt guardacosta sahil koruma § İt guardia koruma, nöbet tutma İt costa kenar, kıyı

vardiya

Ven vàrdia İt guardia nöbet, koruma Ger *ward- İt guardare korumak, gözetmek, nöbet tutmak

vareste

Fa vāraste وارسته zkurtulmuş, azade << EFa ava-rad- وا zbırakmak EFa rad-, ras- kurtulmak, serbest olmak