vasat

varsıl

TTü var +sIl

varta

Ar warṭa(t) ورطة z [#wrṭ faˁla(t) msd.] uçurum, (mec.) bela, badire EYun bárathron βάραθρον zuçurum, özellikle Atina'da ölüm mahkûmlarının atıldığı bayır, mec. bela, felaket

varyant

Fr variante bir şeyin normalden sapan biçimi Lat varians değişmek, değiştirmek Lat variare değiştirmek, farklı kılmak, çeşitlendirmek +ent° << HAvr *wer-3 dönmek, döndürmek

varyasyon

Fr variation değiştirme, değişim, değişkenlik Lat variatio a.a. Lat variare değiştirmek +(t)ion

varyete

Fr variété çeşitleme, çeşitli parçalardan oluşan müzikli gösteri Lat varietas a.a. Lat variare değiştirmek, çeşitlemek +itas

vasat

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
vasaṭ-ı leylde [gece yarısında] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
vasaṭ: Orta, orta yer, mabeyn, ikisi ortası, mütevassıt. vasati "ortalama" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
vasaṭī: sıf. İkisi ortası, orta halde.

Ar wasaṭ وسط z [#wsṭ faˁal ] iki şeyin ortası, meyan (ad)

Not: Türkçede (vasat adam gibi) sıfat olarak kullanımına 20. yy ortalarından önce rastlanmaz.

Benzer sözcükler: vasati

Bu maddeye gönderenler: tavassut, vasıta (vesait)


04.10.2017
vasektomi

Fr vaséctomie meni kanallarının kesilmesi § Lat vas damar, kanal EYun ektémnō, ektom- εκτέμνω, εκτομ- zkesip çıkarma (EYun ek+ témnō, tom- τέμνω, τομ- zkesmek )

vasıf

Ar waṣf وَصْف z [#wṣf faˁl msd.] niteleme, nitelik Ar waṣafa وَصَفَ zniteledi

vasıl

Ar wāṣil واصل z [#wṣl fāˁil fa.] ulaşan, kavuşan Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu

vasıta

Ar wāsiṭa(t) واسِطة z [#wsṭ fāˁila(t) fa. fem.] arada olan şey, aracı, araç Ar wasaṭa وَسَطَ zarada idi, araya girdi

vasi1

Ar waṣiy وَصِىّ z [#wṣy faˁîl sf.] görevlendirilmiş kimse, İslam hukukunda vasiyetle tayin edilen sorumlu Ar waṣā وَصا zöğütledi, ısmarladı