vaziyet1

vaz2

Ar waḍˁ وَضْع z [#wḍˁ faˁl msd.] koyma, indirme, belirleme; durum, konum Ar waḍaˁa وَضَعَ zkoydu, indirdi

vazelin

marka Vaseline inceltilmiş petrol yağı (İlk kullanım: 1874 R. A. Chesebrough, Amer. kimyacı.) § Alm Wasser su EYun elaíon ελαίον zyağ

vazgeç|mek

Fa bāz āmadan باز آمدن zgeri dönmek Fa bāz باز zgeri << OFa abāz/abāç a.a.

vazıh

Ar wāḍiḥ واضح z [#wḍḥ fāˁil fa.] apaçık ve net olan

vazife

Ar waẓīfa(t) وظيفة z [#wẓf faˁīlā(t) sf. fem.] 1. tayın, yevmiye, bir işe karşılık verilen periyodik ücret, 2. ücret karşılığı yapılan görev ≈ Ar waẓẓafa [II f.] görevlendirdi, külfet yükledi

vaziyet1

YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
vazˁīyet: Duruş. YO: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
vazˁīyet: Lugatı müvellede. Duruş, şekl ve hey'et, tavır.

Ar waḍˁ وضعيّة z [#wḍˁ msd.] koyma, konum +īya(t)2 Ar waḍaˁa وضع zkoydu, indirdi

 vaz2


09.12.2014
vaziyet2

Ar waḍˁu yadd وضع يدّ zel koyma § Ar waḍˁ وضع zkoyma Ar yadd يدّ zel

vazo

İt vaso saksı, çiçeklik << OLat vasum << Lat vas kap, tas, çanak, damar

ve

Ar wa وَ zve (bağlaç) ≈ Fa/OFa ū وُ za.a.

veba

Ar wabāˀ وباء z [#wbA faˁāl ] bulaşıcı hastalık, salgın

vebal

Ar wabāl وبال z [#wbl faˁāl msd.] ağır yük, bela, sorumluluk Ar wabala وبل z(yük) yükledi (≈ Akad wabālu getirme, taşıma )