veliaht

velet

Ar walad ولد z [#wld faˁal ] çocuk Ar walada وَلَدَ zdoğurdu

velev

Ar wa law و لو zeğer ki

velfecri

Ar wa'l-facri و الفجر z«fecre yemin olsun», sabah namazında okunan bir ayet Ar facr فجر ztan, gün doğumu kızıllığı

velhasıl

Ar wa'l-ḥāṣil و الحاصل zsonuç olarak, sözün kısası

veli

Ar walīy وَلِىّ z [#wly faˁīl sf.] yakın, dost, yoldaş Ar walā وَلَا zyakın idi, dost idi

veliaht

[ Neşrî, Kitab-ı Cihannümâ, 1492]
büyük oğlu Murad Çelebiyi veliˁahd edinmişdi.

Ar walīy ˁahd ولي عهد z«söz verilmiş yönetici», Abbasiler zamanında baştaki halife tarafından seçilen halefine verilen unvan

 veli, ahit

Not: Arapça deyim ilk kez Harunürreşid'in oğlu Emin'in unvanı olarak kullanılmıştır.


07.04.2019
velinimet

Ar walīyu'n-niˁma(t) ولى النعمة znimet gözeten

velodrom

Fr vélodrome bisiklet yarış alanı § Fr vélocipède bisiklet [esk.] Fr hippodrome at yarışı alanı

velosipet

Fr vélocipède bisiklet (İlk kullanım: 1862 Michaux kardeşler, Fr.) § Lat velox hızlı (<< HAvr *weǵ-s-lo- HAvr *weǵ-2 canlı ve diri olmak ) Lat pede [abl.] ayak ile (Lat pēs, ped- ayak )

velur

Fr velours bir tür kadife << Lat villosus saçlı, tüylü Lat vellus pösteki, yapağı, yün << HAvr *h₂wĺ̥h₁-neh₂ (*awlḗ-nā) a.a.

velut

Ar *walūd ولود z [#wld faˁūl im.] çok doğuran, doğurgan Ar walada وَلَدَ zdoğurdu