yıldırım

yıka|mak

<< ETü yayka- çalkalamak ETü yayık çalkalama +(g)A- ETü yay- çalkalamak +Uk

yıl

<< ETü yıl

yıl|mak

<< ETü yıġıl- yığılmak, geri durmak ETü yıġ- yığmak, men etmek +Il-

yılan

<< ETü ılan/yılan malum sürüngen

yılankavi

<< TTü yılan kavı yılan gömleği TTü kav (soyulmuş) deri, kabuk, kepek

yıldırım

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yaldrık neŋ [[cilalanmış tunç kâse v.b. gibi parlayan nesne. Süslenmiş kadına da 'yaldrık éşler' denir. Her iki durumda zamme ile yuldrık/yoldrık denilebilir.] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yuldurum yulduradı [[kıvılcım çaktı - Türkmence]] TTü: [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
kılıc yalmanı nite kim ıldırım / neye uğrasa eyler idi yarım TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yıldıramak: Refulgere. (...) yıldırağan: Coruscans, refulgens. (...) yıldırım: Fulgur & fulmen.

≈ ETü yaldrık/yuldrık parlama, kıvılcım ETü yaldrı-/yuldrı- parlamak +Im ETü yaldız/yulduz parıltı, yıldız +I-

 yıldız

Benzer sözcükler: yalbırdamak, yaldıramak, yıldırım nikâh, yıldırım telgraf, yıldırımsavar


03.10.2017
yıldız

<< ETü yultuz/yulduz yıldız

yılış|mak

<< ETü yılış- ılınmak, gevşemek, rahat olmak ETü yılı- ılınmak, ısınmak +Iş-

yılkı

<< ETü yılkı at sürüsü, at

yıpran|mak

ETü opra- (giysi) eskimek, aşınmak +In-

yır

<< ETü ır/yır türkü