yaka

Yahudi

Ar yahūdī يهودى zYehud kavmi ve dini İbr yhūdī יהודי za.a. öz Yəhūdāh Yakub'un dördüncü oğlu ve İsrailoğullarının 12 aşiretinden en güçlü olanın kurucusu İbr #ydh ידה zövme, medhetme

yahut

Fa yā χod ياخوَد zveya (bağlaç) § Fa يا z Fa χod خوَد zhatta, bizzat, ta kendisi

yak

İng yak Tibet sığırı, bos grunniens Tib gyag

yak|mak1

<< ETü yak- yaklaşmak, (el) dokundurmak, (yağ, merhem) sürmek ≈ ETü yaġu- yaklaşmak +Ik-

yak|mak2

<< ETü *yak- ateş yakmak

yaka

ETü: [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
yaka anta yakaladım [sınırımı orada belirledim] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yaka: al-ciribbān [[giysi yakası]]

<< ETü yaka yan, kıyı, sınır ETü yak- yaklaşmak, yanına gelmek +A

 yak-1

Not: Moğ caqağ "eklem, birleşme yeri, sınır, hudut", caqam "elbise yakası" Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: beyaz yakalı, karşı yaka, yaka paça, yakalık

Bu maddeye gönderenler: yakala-


03.08.2021
yakala|mak

TTü yaka +lA-

yakamoz

Yun diakamós διακαμός zdeniz yüzeyinde ışıltı Yun diakéō διακαίω z(içinden) tutuşmak, parıldamak Yun dia+ kaíō καίω zyanmak

yakar|mak

<< ETü yakar- yalvarmak

yakı

<< ETü yakıġ yaraya sürülen bir tür ilaç ETü yak- +I(g)

yakın

<< ETü yākın yakınca, yakından (zarf), yan (ad) ETü yāk yakın (sıfat) +In << ETü yağuk a.a. ETü yak- yanaşmak, yaklaşmak +Uk