yakala|mak

yahut

Fa yā χod ياخوَد zveya (bağlaç) § Fa يا z Fa χod خوَد zhatta, bizzat, ta kendisi

yak

İng yak Tibet sığırı, bos grunniens Tib gyag

yak|mak1

<< ETü yak- yaklaşmak, (el) dokundurmak, (yağ, merhem) sürmek ≈ ETü yaġu- yaklaşmak +ik°

yak|mak2

<< ETü *yak- ateş yakmak

yaka

<< ETü yaka yan, kıyı, sınır ETü yak- yaklaşmak, yanına gelmek +A

yakala|mak

TTü: "yakasına yapışmak" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
her biri bir perī-çehre yakalayüp kāmrānlık [tadını çıkarma] arzūsine düştiler

TTü yaka +lA-

 yaka

Benzer sözcükler: yakalanmak, yakalatmak


23.08.2017
yakamoz

Yun diakamós διακαμός zdeniz yüzeyinde ışıltı Yun diakéō διακαίω z(içinden) tutuşmak, parıldamak Yun dia+ kaíō καίω zyanmak

yakar|mak

<< ETü yakar- yalvarmak

yakı

<< ETü yakıġ yaraya sürülen bir tür ilaç ETü yak- +I(g)

yakın

<< ETü yākın yakınca, yakından (zarf), yan (ad) ETü yāk yakın (sıfat) +In << ETü yağuk a.a. ETü yak- yanaşmak, yaklaşmak +Uk

yakın|mak

<<? TTü yakın-/yanık- yanmak TTü yak-/yan- a.a. +In-