yalak

yaklaşık
yakut

Arapça yḳt kökünden gelen yāḳūt ياقوت z "kırmızı renkli değerli bir taş, yakut" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen yākand sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen yāḳund veya yākand יקנדא z sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen ʰyákinthos ὑάκινθος z sözcüğü ile eş kökenlidir. )

yal

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

yala|mak

Eski Türkçe yalġa- "yalamak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yalıġ "dil?" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

yalabık

Türkiye Türkçesi yalabı- "parıldamak, ışımak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

yalak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Kıpçakça: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yalak: al-milˁaḳa li'l-kalb [köpeğin yemek kabı, lit. "yalama kaşığı"]

Köken

Orta Türkçe yalak "hayvanlar için yeme veya içme çanağı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe yalġa- "yalamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için yala- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Eski Türkçe yulak "küçük çeşme, pınarcık" ile bağdaştırılması zorlamadır.


07.05.2015
yalaka

Türkiye Türkçesi yalak "yalayan, yalanan" fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

yalama

Türkiye Türkçesi yala- "yalamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +mA ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

yalan

Eski Türkçe yalġan "iftira, töhmet" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yalġa- veya yala- "1. yalamak, 2. iftira etmek, dil uzatmak" fiilinden Eski Türkçe +In ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yalıġ "dil" biçiminden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

yalapşap

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

yalaz

Orta Türkçe yalabız veya yalawız "alev" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Orta Türkçe yalabı- "alevlenmek, parlamak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uz ekiyle türetilmiştir.