yamaç

yaltak

<< TTü yaldak kuyruk sallayan, dalkavuk TTü yaldan- (köpek) kuyruk sallamak +Uk <? TTü yal köpek yemeği

yalvaç

<< ETü yalāvaç/yalāvar elçi, haberci

yalvar|mak

<< ETü yalvar- dil dökmek <? ETü yalıġ dil? +(g)Ar-

yama

<< ETü yamaġ yama ETü yama- +I(g)

yama|mak

<< ETü yama- eklemek <<? ETü *yana- +(g)A- ETü yan

yamaç

TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Meger bir gün köprüsünüŋ yamacında bir bölük oba konmışıdı. TTü: [ Karacaoğlan, <1700]
şu yavrunun yamacında durulmaz

<< TTü yaŋaç yan, kenar TTü yaŋa-/yana- yanına gelmek veya getirmek, eklemek +Iç

 yama-

Not: Karş. ETü yaŋak "kenar, yan, özellikle dağ yanı". • Anadolu ağızlarında yannaç ve annaç (a.a.) biçimleri görülür.

Benzer sözcükler: yamaç paraşütü


12.04.2019
yamak

TTü yama- yanına getirmek, eklemek +Uk

yamalak

TTü yama- +AlAk

yaman

<< ETü yaman 1. çok kötü, fena, 2. fil ≈? ETü yaŋan fil

yamçı

<< OTü yamçi ulak, haberci ETü yam posta menzili ~? Çin zhan zdurmak, durak, posta menzili (Kaynak: Claus sf. 933.)

yamrı yumru

TTü yaŋıl- yanılmak, eğrilmek