yamrı yumru

yamaç

<< TTü yaŋaç yan, kenar TTü yaŋa-/yana- yanına gelmek veya getirmek, eklemek +Iç

yamak

TTü yama- yanına getirmek, eklemek +Uk

yamalak

TTü yama- +AlAk

yaman

<< ETü yaman 1. çok kötü, fena, 2. fil ≈? ETü yaŋan fil

yamçı

<<? OTü yamçi ulak, haberci

yamrı yumru

TTü: yamsı yumsı [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
çün kız ḥalimden vāḳıf oldı yamsı yumsı oldı ṭurdı gitti TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
musaykal ve murtarraş [cilalı ve traşlı] taş degüldür, cümle yumrı ve yamrı taşlardır TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yaŋsı: Eğri, yanpiri TTü: [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
Zavallı ser, çeltik tarlası gibi yamrı yumrı kalıyor.

TTü yaŋıl- yanılmak, eğrilmek

 yamul-

Not: +rı/+ru eki muhtemelen eğri büğrü deyiminden analoji yoluyla türemiştir.

Benzer sözcükler: yamru yumru


07.07.2015
yamuk

<< TTü yaŋıl- yanılmak, eğrilmek

yamul|mak

<< TTü yaŋıl- yanılmak, bozulmak, eğrilmek

yamyam

Fr/İng niam-niam/iam-iam Güney Sudan'da insan eti yediği rivayet edilen bir kavim, Azande'ler

yan

<< OTü yan taraf, canip ≈ ETü yan kalça kemiği, özellikle kemik başı ≈? ETü yan- dönmek

yan|mak

<< ETü-OK yān- parlamak, yanmak << ETü *yağın- ETü *yak- ateş yakmak +In-