yan|mak

yamrı yumru

TTü yaŋıl- yanılmak, eğrilmek

yamuk

<< TTü yaŋıl- yanılmak, eğrilmek

yamul|mak

<< TTü yaŋıl- yanılmak, bozulmak, eğrilmek

yamyam

Fr/İng niam-niam/iam-iam Güney Sudan'da insan eti yediği rivayet edilen bir kavim, Azande'ler

yan

<< OTü yan taraf, canip ≈ ETü yan kalça kemiği, özellikle kemik başı ≈? ETü yan- dönmek

yan|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ōt yandı [[ateş yandı - yaldı fiilinin Kıpçak lisanındaki değişik telaffuzudur.]] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
derdini yanmak (...) bir şeye yanmak: Müteessif olmak. YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
yanardağ = Bürkan, volkan

<< ETü-OK yān- parlamak, yanmak << ETü *yağın- ETü *yak- ateş yakmak +In-

 yak-2

Benzer sözcükler: yandırmak, yangı, yanıcı, yanık, yanıkara, yanıp yakılmak

Bu maddeye gönderenler: yanardağ, yangın


03.08.2015
yanak

<< ETü yaŋak iki yanın her biri, çene kemiğinin iki kanadı ETü yan- dönmek +(g)Ak

yanardağ
yanaş|mak

OTü yana- yanına gelmek +Iş- OTü yan

yandaş

TTü yan +dAş

yangın

TTü yan- +gIn