yanaş|mak

yamyam

Fr/İng niam-niam/iam-iam Güney Sudan'da insan eti yediği rivayet edilen bir kavim, Azande'ler

yan

<< OTü yan taraf, canip ≈ ETü yan kalça kemiği, özellikle kemik başı ≈? ETü yan- dönmek

yan|mak

<< ETü-OK yān- parlamak, yanmak << ETü *yağın- ETü *yak- ateş yakmak +In-

yanak

<< ETü yaŋak iki yanın her biri, çene kemiğinin iki kanadı ETü yan- dönmek +(g)Ak

yanardağ
yanaş|mak

KTü: "yanına gelmek" [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
Takı yanaşıp turmak bir rükn kadarınça namāz fāsıd bolmaklıkka şart turur Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yanaşmak: s'approcher TTü: "... ücretle biri yanında çalışmak" [ Müstakimzade, Kanunü'l-Edeb terc., 1769]
al-acr [Ar.]: Ücretle gündelik veya aylık ve yıllık ile yanaşan kimse.

OTü yana- yanına gelmek +Iş- OTü yan

 yan

Benzer sözcükler: yanaşık, yanaşık düzen, yanaşma, yanaştırmak


30.09.2017
yandaş

TTü yan +dAş

yangın

TTü yan- +gIn

yanıl|mak

<< ETü yaŋıl- hata etmek, eğrilmek ≈ ETü yaŋa/yaŋak yan, düz istikamette olmayan ≈ ETü yan a.a.

yanılgı

TTü yanıl- +gU

yanılsa|mak

TTü yanıl- +sA-