yavru

yatsı

TTü yat- +AsI

yavan

<< ETü yavġan tatsız <? ETü *yab(ı)- ? +(g)An

yavaş

<< ETü yavaş uslu, halim, munis, alçak gönüllü ETü *yava- uslanmak, yavaşlamak +Iş <? ETü yab yab yavaş yavaş, mülayimce

yave

Fa yāve ياوه zyersiz ve anlamsız (söz) Fa yāb abes, boş, faydasız +a

yaver

Fa yārvar/yāvar يارور/ياور zyardımcı

yavru

KTü: [ anon., Kitab-ı Mecmu-ı Tercüman-ı Türkî, 1343]
al-farχ [Ar. kuş yavrusu]: yaḳul yavrı wa huwa bi't-turkmānī [Türkmencede yavrı denir] Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yavruk, yavrı: petit des animaux

<< OTü yavrığ hayvanın küçüğü ETü yabrı-/yavrı- kötüleşmek, güçten düşmek +I(g) <? ETü *yab(ı)- kötü olmak +I-

 yavuz

Not: Muhtemelen "zavallı, garip" gibi bir anlamdan evrilmiştir.

Benzer sözcükler: yavruağzı, yavrucak, yavrulamak


17.08.2021
yavşak

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu, sirke OTü yavşı-/yavşa- yapışmak +Uk << ETü yapış- (Kaynak: Eren sf. 444)

yavşak1

<< ETü yaŋşak konuşkan, geveze ETü yaŋşa- konuşmak, gürültü etmek +Uk

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın (sıfat), mec. akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

<< ETü yabız/yawız kötü <? ETü *yab(ı)- kötü olmak, kötülük etmek