yavuz

yavru

<< OTü yavrığ hayvanın küçüğü ETü yabrı-/yavrı- kötüleşmek, güçten düşmek +I(g) ETü yabız kötü +I-

yavşak

<< OTü yafşak/yavşak bit yavrusu, sirke <? ETü yapış- +(g)Ak (Kaynak: Eren sf. 444)

yavşak1

<< ETü yaŋşak konuşkan, geveze ETü yaŋşa- konuşmak, gürültü etmek +Uk

yavşan

<< ETü yabçan acı bir ot, artemisia ETü yapış- yapışmak

yavuklu

ETü yaġuk yakın (sıfat), mec. akraba, hısım +lI(g) ETü yak- yaklaşmak, yakınlaşmak +Uk

yavuz

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
içre aşsız taşra tonsuz yabız yablak bodında üze olurtım [içte aşsız dışta donsuz yavuz yavlak budun üzere hüküm sürdüm] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
talu neŋ bolurda yawız ne kerek [iyisi varken kötüsü ne gerek] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yavuz: Atrox, malus, ferox, crudelis [kötü, yabani, gaddar]. Yavuz duˁa: bed duˁa. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yavuz: Şedid, yaramaz, haşin

<< ETü yabız/yawız kötü ETü *yab-/*yaw- kötü olmak, kötülük etmek

Not: Karş. ETü yawlak "kötü", ya(w)man "kötü", yanç < *yawınç "kötülük, suç", yaral- < *yawral- "hata etmek", yarınçık < *yawrınçık "kötü", yaş < *yawış "zarar, ziyan". Belki yaz- < *yawız- "hata etmek", yazuk < *yawzık "hata, günah".

Bu maddeye gönderenler: yavan, yavru, yobaz


18.05.2019
yay

<< ETü ya a.a.

yay|mak

<< ETü yād- yaymak, sermek, açmak ≈ ETü ya yay

yaya

<< ETü yadaġ yürüyen, piyade ETü yad- açmak, yaymak +A

yaygara

TTü *yaykır- gürültü etmek, çınlatmak +A << ETü aykır- a.a.

yaygın

TTü yay- +gIn