zabıt

yüz2

<< ETü yüz 100 sayısı

yüzey

TTü yüz +(g)Ay

yüzgeç

TTü yüz- suda yüzmek +(g)Aç

yüzük

<< ETü yüzük parmak halkası << ETü yügsük a.a.

zaaf

Ar ḍaˁf ضَعْف z [#ḍˁf faˁl msd.] zayıflık Ar ḍaˁufa ضَعُفَ zzayıfladı, zayıf idi

zabıt

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
Aldı sūret nüh felekden perverīş / anuŋ-ıla żabta geldi her bir iş YO: zabıtname [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
zabtnāme: Müzākerātın mazbatası.

Ar ḍabṭ ضبط z [#ḍbṭ faˁl msd.] denetim, kontrol, elde tutma, kaydetme, kayıt Ar ḍabaṭa ضبط zel altında tuttu, denetim altına aldı, (mec.) kaydetti, yazıya döktü

Benzer sözcükler: zabıt tutmak, zapt, zaptetmek

Bu maddeye gönderenler: inzibat, mazbata, mazbut, sapta-, zabit, zabıta, zaptiye, zapturapt


20.02.2020
zabıta

Ar ḍābiṭa(t) ضابطة z [#ḍbṭ fāˁila(t) fa. fem.] denetleme gücü, düzen, disiplin Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı, zabtetti

zabit

Ar ḍābiṭ ضابط z [#ḍbṭ fāˁil fa.] zapteden, kontrol eden, denetçi Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı

zaç

Ar zāc زاج zsülfürik asit Fa zāg زاگ za.a.

zade

Fa zāde زاده z [pp.] evlat, oğul Fa/OFa zādan, zāy- زادن, زاى zdoğurmak, üremek +a ≈ Ave zāta-, zan- a.a. << HAvr *ǵenh₁- (*ǵen-) doğurmak

zadegân

Fa zādagān زادگان z [çoğ.] oğullar OFa zādag زاده zoğul +an3