zerk

zeplin

öz (Luftschiff) Graf Zeppelin Luftschiffbau Zeppelin AG tarafından 1928'de imal edilen yönlendirilir uçuş aracının adı öz Ferdinand von Zeppelin Alman sanayici (1838-1917)

zer

Fa/OFa zar زر zaltın << EFa *zarna- a.a. ≈ Ave zari- a.a. << HAvr *ǵʰelh₃- (*ǵʰel-) parlamak, altın

zerdali

Fa zardālū زرد ألو z«sarı erik», kayısı, prunus armeniaca § Fa zard زرد zsarı (≈ Ave zairita- a.a. ) Fa ālū آلو zerik cinsi meyvelerin genel adı

zerde

Fa zarde زرده z1. sarı renk, sarı şey, altın gibi, 2. safran << OFa zardak a.a.

zerdeçal

Fa zardeçāv/zardeçūb زرده چاو/زرده چوب zHint safranı denilen bir tür sarı baharat § Fa zarda زرده zsarı Fa çūb/çōb چوب zçubuk

zerk

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
zerk: [1. göz belertmek, 2. mızrak atmak, 3. bir tür mavi giysi, 4. hile, ikiyüzlülük.] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
zerk: Riya, desise, hile. YO: "... enjekte etmek" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
Bu muafiyeti zevcine ilk zerk eden kadın ben değilim.

Ar zarḳ زرق z [#zrḳ faˁl msd.] ... mızrak saplama Ar zaraḳa زرق z1. azrak gözlü idi, gözünü belertti, kör idi, 2. mızrak sapladı

Not: Arapçada marjinal olan, Osmanlıcada ise 20. yy'a dek bu anlamda görülmeyen sözcüğün "enjekte etme" anlamında tıp ıstılahı olarak 20. yy'da kullanıma sokulduğu anlaşılıyor.

Bu maddeye gönderenler: mızrak


31.12.2014
zero

Fr/İng zero sıfır İt zefiro/zero a.a. ≈ OLat zephirum a.a. Ar ṣifr a.a.

zerre

Ar ḏarra(t) ذَرّة z [#ḏrr faˁla(t) mr.] karınca, tohum, partikül, felsefede atom Ar ḏarra ذَرَّ zsaçtı, özellikle tohum saçtı

zerrin

Fa/OFa zarrīn زرّين zaltın gibi, altından yapılmış ≈ Ave zarənaēna- a.a.

zerzevat

Fa sabzī سبزى zsebze +āt

zevahir

Ar ẓawāhir ظواهر z [#ẓhr fawāˁil çoğ.] görünen şeyler, görüntüler Ar ẓāhira(t) ظاهرة z [t.] görünen şey